• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 24 °C

Bağışıklık sistemini arı zehri ile güçlendiriyorlar

Bağışıklık sistemini arı zehri ile güçlendiriyorlar
Endonezyalılar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için arı zehriyle yapılan akupunktur tedavisine başvuruyor, tedavinin, felç, hepatit, baş dönmesi ve kolesterol gibi bir çok hastalığa iyi geldiğine inanılıyor.

Endonezyalılar, bağışıklık sistemini arı iğneleriyle yapılan akupunktur tedavisi ile güçlendiriyor.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek isteyenler ve hastalıklarına şifa arayanlar, alternatif tıp olarak kullanılan ve tamamen doğal bir yöntem olan arı iğneli akupunktur tedavisine yoğun ilgi gösteriyor.

"Arı zehri terapisi" (apiterapi) olarak da adlandırılan yöntem, hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmesinin yanı sıra felç, hepatit, romatizma, kolesterol, baş dönmesi ve HIV gibi bir çok hastalığın tedavi sürecini hızlandırdığına inanılıyor.

Vücuttaki iltihaplanmayı kurutucu etkisi olduğu ve zindeliği de arttırdığı ileri sürülen tedavinin süreci ve doz artırımı ise hastalık durumu ve fiziksel uygunluğun yanı sıra yaş göre değişkenlik gösteriyor.

Akupunktur tedavisinde olduğu gibi hastalığa göre arı iğnelerinin vücuda uygunladığı noktalar farklılık gösterirken, tedavi öncesi hastaların arı zehrine karşı alerjisi olup olmadığına da bakılıyor.

Endonezyalılar, bağışıklık sistemini arı iğneleriyle yapılan akupunktur tedavisi ile güçlendiriyor. Akupuntur uzmanı olan Wima Harsono, arı zehrini enjekte ettikten sonra masaj aletiyle de hem acıyı azaltmaya hem de zehrin dağılmasını sağladığını belirtti. 

Yaklaşık 17 yıldır arı zehri terapisi yapan ve akapuntur uzmanı olan Wima Harsono, "Arı zehri, bilimsel araştırmalara konu oldu. Uygulanan yöntem tamamen doğal, kimyasal madde içermiyor. Akupunktur alanında uzmanlığım bulunuyor. Hastalarımda akupunktur yönteminde olduğu gibi hastalığın durumuna göre arı zehrini vücudun belli noktalarına uyguluyorum. Arı zehrinin enjekte ettikten sonra masaj aletiyle de hem acıyı azaltmaya hem de zehrin dağılmasını sağlıyorum." dedi.

Kur'an-ı Kerim'de Nahl Suresi'nin 68 ve 69. ayetlerinde bal arısının mucizevi şifasına işaret edildiğine dikkati çeken Harsono, doktor hastalarının da olduğunu, hastalarının belirli bir tedavi sürecinin ardından durumlarında iyileşme görüldüğünü kaydetti.

Arıların, vücudu sokmasından sonra 1-2 saat içerisinde öldüğünü söyleyen Harsono, arıları ölmeden kuş ve böceklere yem olması için doğaya saldığını ve bunu da doğal dönüşüm amaçlı yaptığını belirtti.

Arı zehri terapisine yeni başladığını ifade eden ve ismini açıklamak istemeyen Aryo da "Eşim uzun süredir halsizlik, baş ağrısı ve yorgunluk sorunları yaşıyordu. Buradaki bir aylık tedavi seansının ardından eşimde gözle görülür bir şekilde iyileşme sağladı. Eşim de gördüğüm etki üzerine vücut zindeliğini artırmak amacıyla yaptırmaya karar verdim." diye konuştu.

HIV hastalığı tedavisi gören ve bu hastalıktan dolayı yüzünde çıkan sivilce benzeri döküntüler yüzünden umutsuzluğa düştüğünü kaydeden Eka da "Arı zehri ile yapılan bu tedavi ile yüzümdeki döküntüler kaybolmaya başladı.Yaptırdığım yeni testlerde de HIV değerlerinde hızlı bir iyileşme oldu ve buna doktorum da şaşırdı." ifadelerini kullandı.

Çin, Güney Kore, Malezya, Endonezya, ABD ve Avrupa gibi dünyanın bir çok ülkesinde alternatif tıp olarak kullanılan arı zehri tedavi yönteminin, doktor kontrolünde ve uzmanları tarafından yaptırılması öneriliyor.

Bu haber toplam 262 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Akdeniz TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.